Tarih: 21.02.2026 15:18

Anpa Gros Markette Yaşanan Son Gelişmeler.

Facebook Twitter Linked-in

     Hukuki ama yasal değil. 
             Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan mühürleme, ortak alanların hukuksuz işgali ve hayati önem taşıyan yangın normlarına aykırılık gibi bir dizi ağır ihlal gerekçesiyle mühürlenen Anpa Gross, şaibeli bir "yetki oyunuyla" yeniden açıldı. 
            Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın "AVM statüsündeki bu yapıda ruhsat yetkisi münhasıran Büyükşehir'dedir" diyen resmi belgelere rağmen, mahkemeden alınan yürütmeyi durdurma kararı; "Birilerinin rantı, halkın canından daha mı değerli?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
                  Mahkemenin, AVM ruhsat yetkisini ilçe belediyesine atfeden kararı, bizzat bakanlığın resmi görüşüyle adeta yerle bir oldu. Bakanlık tarafından yayınlanan yasal düzenlemeler, büyükşehirlerdeki alışveriş merkezlerine yapı ruhsatı ve işyeri açma ruhsatı verme yetkisinin tartışmasız şekilde Büyükşehir Belediyeleri'ne ait olduğunu açıkça haykırıyor. 
             Mevzuata göre; 5.000 metrekareden büyük, merkezi yönetime ve ortak kullanım alanlarına sahip yerler "Alışveriş Merkezi" olarak tescil edilirken, denetimlerin tek merkezden yürütülmesi yasal bir zorunluluk arz ediyor.
             Hukuki skandalın boyutları bununla da sınırlı kalmıyor; Sayıştay raporları da AVM'lerin yetki alanının büyükşehirlerde olduğu yönünde net bir duruş sergilerken, mevcut yürütmeyi durdurma kararı "Sayıştay mı haklı, yoksa hukukun arkasından dolanan bu karar mı?" tartışmasını körüklüyor.
            İtfaiye Daire Başkanlığı'nın hazırladığı teknik raporda; yangın normlarının hiçbirinin uygulanmadığı, yürüyen merdivenlerin market içine dahil edilerek kaçış yollarının kapatıldığı ve eksi katların hukuksuzca işgal edildiği tüm çıplaklığıyla belgelenmişti. Bolu'daki yangın faciasında can veren vatandaşlarımızın acısı henüz tazeyken, Antalya'nın göbeğinde binlerce insanın gireceği bir marketin "denetimsiz" ve "ruhsatsız" şekilde açılmasına yol vermek, açıkça bir katliama davetiye çıkarmaktır.
             Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşın can güvenliği ve bürokratik disiplin konusundaki "sıfır tolerans" ilkesine rağmen; Bakanlığın, Sayıştay'ın raporlarının ve kanunların etrafından dolanılarak bu işletmenin açılması olası bir felakete adeta davetiye çıkarıyor.

          Yasal yetkiyi ilçe belediyesine yamayarak Büyükşehir'in denetiminden kaçanlar, yarın yaşanacak bir facianın hesabını hangi mahkemede verir bu işin sorumluları kanun önünde nasıl bir gerekçe oluşturur merak konusu oldu? Bakanlık yazısı bu kadar netken, mahkemeyi bu hukuksuz gerekçeyle kimlerin yanılttığı kamuoyu tarafından merak ediliyor. Ortak alanları gasp eden, yangın merdivenlerini işlevsiz kılan bir işletmenin hangi gizli el sayesinde mühürlerini sökebildiği sorusu yanıt beklerken, insan hayatının "yetki karmaşası" süsü verilmiş bürokratik oyunlara kurban edilmesi endişe yaratıyor. Gelinen noktada, hukuka aykırı bu yürütmeyi durdurma kararının istinaf mahkemesinden döneceği yönündeki beklenti ise giderek güçleniyor.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —