Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Personel Başkanlığı görevini yürüten Esin Gürbüz'ün mesleki geçmişi ve eğitim durumu, sağlık yönetiminde profesyonelleşme tartışmaları kapsamında kamuoyuna yansıdı.
Antalya Sağlık Müdürlüğü bünyesinde Personel Başkan Yardımcısı iken başkan olarak atanan Esin Gürbüz'ün, "doktor kökenli olmaması" üzerinden yapılan değerlendirmeler, sağlık idaresinde branşlaşma ve görev tanımları konusunu gündeme getirdi. 21 yıldır sağlık personel yönetimi ve atama birimlerinde görev yapan Gürbüz'ün kariyer süreci ve eğitim hayatı mercek altına alındı.
Kariyerine 2004 yılında Karaman İl Sağlık Müdürlüğü'nde başlayan Esin Gürbüz; Adana ve Antalya İl Sağlık Müdürlüklerinde, Personel Atama birimlerinde farklı kademelerde görev aldı. Memuriyetle başladığı meslek hayatında uzmanlık aşamalarından geçerek Personel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Gürbüz, toplam 21 yıllık saha tecrübesine sahip.
İdari görevlerinin yanı sıra akademik çalışmalarını da sürdüren Gürbüz, Sağlık Kurumları Yönetimi alanında Tezli Yüksek Lisans derecesine sahip olmasına rağmen eleştirilerin arkasında yatan nedenler kamuoyunda tartışıldı. Hali hazır aynı zamanda Hukuk Fakültesi eğitimine de devam eden Gürbüz, personel yönetimi ve kamu mevzuatı alanındaki yetkinliğini akademik düzeye taşıdığı biliniyor.
Görevlendirme Süreçleri ve Yönetim Anlayışı
Gürbüz'ün görev süresi boyunca, özellikle Antalya Atatürk Devlet Hastanesi gibi yoğun sağlık kurumlarındaki doktor dağılımı ve personel planlamaları üzerinde duruluyor. Bu görevlendirmelerin; tamamen yürürlükteki mevzuat, hizmet ihtiyacı ve kadro yeterliliği esas alınarak Gürbüz'ün adaletli ve hakkaniyetli bir çalışma yaparak gerçekleştirildiği öğrenildi.
Uzmanlık Tartışmasının Odak Noktası
Hizmet birimlerinden gelen eleştirilerde idari kadroların hekimlerden oluşması gerektiği savunulurken; modern yönetim bilimleri ise personel rejimi, lojistik ve hukuk ağırlıklı idari işlerin "Sağlık Yönetimi" profesyonelleri tarafından yürütülmesini öngörüyor. Antalya'daki tartışma, tıp disiplini ile idari yönetim disiplini arasındaki bu ayrımın güncel bir örneğini teşkil ediyor.
Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan'ın mesleğe astsubay olarak başlamasını ve kariyer basamaklarını aldığı eğitimler ile yükseltmesini de örneklendiğinde başarılı işlere imza atan Gürbüzün haksız ve mesnetsiz eleştirilere devlet memuru olması nedeniyle sessiz kalması ise ayrı bir parantez açılmasını ortaya koyuyor.