Antalya’nın su yönetimi ve arıtma konusunun uzman isim Ali Torun, son dönemdeki yağışların su krizini unutturmaması gerektiğini vurgulayarak; turizm tesisleri ve yerel yönetimler için stratejik bir yol haritası belirlenmesinin altını çizdi.
Sektörün öncü kuruluşlarından Fair ATS’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve su uzmanı Ali Torun, küresel su krizine karşı Antalya özelinde radikal ve sürdürülebilir bir çağrıda bulundu. Son aylarda artan yağmur ve kar yağışlarının geçici bir ferahlama sağladığını ancak asıl tehlikenin kapıda olduğunu belirten Torun, "Su sıkıntısı dönemsel değil, süreklilik arz eden bir sorundur," dedi.
"Dünya Deniz Suyuna Odaklandı"
Küresel ölçekte su yönetiminin rotasının değiştiğini ifade eden Ali Torun, teknolojinin geldiği noktada en efektif çözümün deniz suyunu tatlı suya dönüştürmek olduğunu vurguladı. Torun, "Dünya artık deniz suyunu en verimli nasıl kullanabiliriz, bunun planlamasını yapıyor. Bizim de bu vizyona acilen adapte olmamız gerekiyor," açıklamasında bulundu.
Turizm Tesisleri İçin Yeni Perspektif: Deniz Suyu
Antalya gibi kıyı şeridinin büyük bölümü beş yıldızlı otellerle çevrili olan bir şehirde, su kullanım alışkanlıklarının değişmesi gerektiğinin altını çizen Torun, şu noktalara dikkat çekti:
Mevcut yasalar deniz suyundan faydalanmaya imkan tanısa da, yerel yönetimlerin bu konuda teşvik edici ve yol gösterici olması kritik önem taşıyor. İçme suyu üzerindeki baskıyı azaltmak için, turizm işletmelerinde en azından "kullanım suyu" (bahçe sulama, temizlik vb.) noktasında deniz suyu arıtma sistemlerine geçiş teşvik edilmeli. Belediyelerin ve ilgili kurumların bu konuda yeni bir yapılanmaya giderek, tesislerin bu teknolojilere yatırım yapmasını kolaylaştırması gerekiyor.
"Tedbir Almak İçin Beklememeliyiz"
Su uzmanı Ali Torun, son olarak şu uyarıda bulundu: "Yağışların getirdiği yalancı bahar, asıl gerçekleri bize unutturmasın. Elimizdeki tüm imkanları kullanarak, özellikle turizmin başkenti Antalya'da deniz suyundan yararlanmayı bir standart haline getirmeliyiz. Bu sadece bir tercih değil, geleceğimiz için bir zorunluluktur."