Kolpacı Başkan..!
Antalya’da esnaf camiasında bir süredir fısıltıyla yayılan, hukuku ve ahlakı hiçe sayan bir gölge hüküm sürüyor. Bir oda başkanının etrafında örülen bu hikâye, yalnızca kişisel bir yolsuzluk anlatısı değil, aynı zamanda kurumsal zaafiyet algısının ve devlete olan güvenin erozyona uğrama ihtimaline çarpıcı bir örnek olabilir.
Söz konusu oda başkanı, yaptığı kirli işlerin üzerini örtmek ve etkisini artırmak için alışılmadık bir yöntem benimsemiştir: ‘ Kolpacılık.) Bu başkan yanındaki yöneticilere ve esnafa, kendisinin devletin en hassas ve önemli kurumlarında "adamları" olduğuna, hatta bu kurumların bizzat kendisini desteklediğine dair sistematik bir inanç aşılamış. Bu algıyı pekiştirmek için, devlet dairelerinde çektirdiği masum görünen fotoğrafları birer kudret nişanı gibi kullanmış, kurumsal meşruiyeti kişisel manipülasyonuna alet etmek suretiyle kendine alan açmıştır.
İşin daha da vahimi, bu hava bazen kamu görevlilerinin desteğiyle kasıtlı veya kasıtsız olarak köpürtülmüştür. Yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu ortamlarda, birtakım kamu görevlilerinin ağzından çıkan destekleyici birkaç cümlenin, oda başkanının gücünü ispatlayan birer "kanıt" olarak sunulması, kolpacılığın tavan yaptığı anlara dönüşmüştür. Bu anlar, başkanın efsanesini pekiştirmiş, adeta sıradan bir Oda Başkanı'nı "dokunulmaz" bir figüre dönüştürmektedir.
Ayrıca bu şahıs hakkında, devletin en üst düzey denetleme organlarına belgelerle şikâyetler yapılmış noktadadır. Ancak, yasal şikâyetler havada asılı kalırken, Oda Başkanı, çevresinde "Ben o işleri çözdüm, kimse kılıma dokunamaz," diyerek esnafı yeniden korkutmayı sistematik olarak devam ettirmektedir. Hukuki süreç yavaş işledikçe, kolpacının efsanesi gerçeklik kazanır.
Esnaf, bu döngü karşısında derin bir çaresizlik yaşıyor. Zira onca hukuksuzluğa ve şikâyete rağmen bu başkanın hâlâ makamında kalması, efsaneyi güçlendiriyor. Halkın gözünde, gerçekten kudretli, devletin mekanizmalarının üzerinde bir gölge gibi algılanma söz konusu olmaya başlamıştır.
Devlet, Antalya Emniyet Müdürünü bir günde görevden alıp hızla işlem yapabilirken, bu oda Başkanı’na karşı bir zaafiyet mi içindedir? Şeklinde soru esnafın kafasını kurcalamaktadır. " Esnafın gözünde, devletin bazı mekanizmaları hızlı ve net çalışırken, bu başkanın dosyasında yaşanan "ağırlık," başkanın iddia ettiği gibi gerçekten "kudretli" olduğu düşüncesini güçlendirmektedir.
Nihayetinde bu olay, kolpacılığın ve algı yönetiminin, somut hukuki gerçeklikten daha etkili olabildiği anları göstermektedir. Esnafın adalete olan inancının zedelenmemesi için, devletin bu tür dokunulmazlık algılarını hızla ortadan kaldırması, belgeli şikâyetler karşısında net ve şeffaf bir tavır sergilemesi, sadece yasal bir görev değil, aynı zamanda kamu vicdanını onarma zorunluluğudur. Aksi takdirde, gölge iktidarların kolpacılığı, meşru kurumların itibarını kemirmeye devam eder. Benden söylemesi