Korkuteli Belediyesi’nde ortaya çıkan son belgeler, kamu kaynaklarının nasıl fütursuzca kullanıldığını ve belediye bütçesinin kişiye özel bir "servet aktarım aracı" haline getirildiğini açıkça kanıtlıyor. Skandalın perde arkasındaki rakamlar, normal bir belediye çalışanının hayal bile edemeyeceği maaş alması gündeme bomba gibi düştü.
Belediye bünyesinde aşçı olarak görev yapan Adnan Çiçek’e, her ay düzenli olarak ödenen 120.000 TL gibi bir aşçı için iyi bir seviyede ki maaşın yanı sıra, bir de takvim kurallarını altüst eden hayali mesai ücretleri ödenmiş. 120 bin liralık devasa maaşına doymayan bu sisteme, bir de 7 ayın toplamı olan 210 günü aşacak şekilde, tam 264 günlük fazla mesai eklenmesi "pes artık" dedirten cinsten bir vurgunu işaret ediyor.
Bu skandalın mantığı, sadece yanlış bir hesaplama değil, planlı bir servet transferi gibi görünüyor. Zaten Korkuteli şartlarının üzerinde 120 bin TL maaş alan bir isme, bir de fiziksel olarak çalışılması imkânsız olan, takvimdeki gün sayısını bile geçen mesai ücretlerinin verilmesi, Korkuteli halkının parasının kime ve neye karşılık ödendiği sorusunu sokağın bir numaralı gündemi haline getirdi. Yüksek Yönetici Danışmanı Hasan Caran’ın yakın dostu olduğu bilinen bu isme sağlanan bu "çifte katmerli" ayrıcalık, liyakatin bittiği, "kanka" hukukunun ise devlet bütçesinin önüne geçtiği bir dönemi simgeliyor.
Belediyede hiçbir yetkilinin hem bu maaş tutarını hem de imkânsız mesai saatlerini sorgulamamış olması, yönetimin bu sürece sadece seyirci kalmadığını, adeta çanak tuttuğunu gösteriyor. 210 günlük zaman dilimine 264 günlük mesaiyi sığdırıp üzerine bir de 120 bin TL maaş bağlamak, sadece matematiksel bir hata değil, açık bir kamu zararı ve vicdan yolsuzluğudur. Korkuteli halkı şimdi, kendi vergileriyle ödenen bu paraların, hangi hizmetin karşılığı olarak "şanslı bir aşçıya" ve onun arkasındaki güçlere akıtıldığının hesabını sormaya hazırlanıyor.