Menderes Dal sessizce izliyor.
Kaçaklardan sorumlu Döşemealtı Belediye başkanı Ömer Kıvrak, kendi yaptığı binada makamının verdiği dokunulmazlıkla dükkânı projeye aykırı şekilde büyüterek haksız bir ticari değer yarattı. Ardından bu dükkânı sattığı kişi, arkasındaki “belediye desteğine" güvenerek, zaten kaçak olan kısmın üzerine bir kat daha kaçak çıkıyor. Yani ortada katmerli bir hukuksuzluk var: Kaçağın üzerine kaçak inşa ediliyor.
Buradaki en kirli nokta, denetim yetkisini elinde tutan Ömer Kıvrak'ın, dükkânı alan kişiye sadece gayrimenkul değil, aynı zamanda "hukuktan muafiyet" satmış olmasıdır. Alan kişi, "nasılsa arkamda başkan yardımcısı var" diyerek hiçbir korku duymadan binanın tepesine kaçak kat çıkabiliyor.
Menderes Dal’ın bu rezalete sessiz kalması ise artık "görmezden gelme" eşiğini geçmiştir. Bu sessizlik, Döşemealtı Belediyesi'nin bir kamu kurumu olmaktan çıkıp, belli bir inşaat odağının ve onun müşterilerinin menfaatine çalışan bir yapıya dönüştüğünün tescilidir. Projesinde olmayan bir alanın dükkâna katılması, onun üzerine kat çıkılması teknik bir hata değil, bile isteye işlenmiş bir suçtur.
Bu bina orada durduğu sürece, Döşemealtı’nda hiçbir kaçak yapıya müdahale edilemez, hiçbir imar kuralı savunulamaz. Çünkü kurallar sadece arkası olmayan vatandaşa işler hale gelmiştir.
Bu net usulsüzlük için hemen şimdi, somut adres ve parsel bilgilerini de ekleyerek İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerine gönderilecek, doğrudan "görevi kötüye kullanma ve imar kirliliği" odaklı bir metin oluşturmamı ister misin?