Sizin oralarda hava nasıl?
Havaların iyiden iyiye ısınması, hatta nemin bunaltmaya başlamasıyla insanın yayla yerlerden gelesi olmuyor.
Cumartesi olduğunda, “Haydi şöyle bir Geyikbayırı yapalım.”
Pazar sabahı uyanıyorsun her yer sessiz. Sarılıyorsun telefona, “Korkuteli’ne yanık dondurma yemeye gidelim mi” bahanesi uydura biliyorsun.
Eskiden, “Feslikan’a Kasap Erol’a gidelim de şöyle kendimize bir et ziyafeti çekelim” diye biliyorduk.
Şimdi hayalini bile kurmak hayal olmuş durumda!.
Sıkıysa bir hafta sonunda mangal keyfi yapmaya kalk. Yuvarlak hesap en az 10 bin TL. Bir emeklinin 3/2 maaşı. Ondan sonra da çıkart o ayı çıkarta bilirsen.
Vatandaşın hali böyle de, Erol’un durumu nasıldır ki?
Galiba davar ya da kuzu ahırları kesin boştur, ya da tek tük idare ediyordur vesselam.
Gerçi paranın kimde olduğu belli olmaz da, bizimkisi sadece tahmin işte.
Bizim köy yani Seydikemer/Girmeler ne bileyim Seydikemer/ Saklıkent burnumda tütüyor vallahi.
En azından yatarken ya da sabah kalktığında üzerine kesinlikle hırka almak zorundasındır.
Akşamın oturmasından bahsetmek bile istemiyorum.
Kuzen Ali Koyuncu, “Gelmiyor musun” deyip duruyor.
Seki yaylası da püfür püfürdür şimdi.
Hele akşam üzerleri Pazar yerinde pekmezli kar şerbeti içmesi yok mu keyfin alası.
17 Ağustos’taki yağlı pehlivan güreşlerinde geleceğim inşallah diye gerekçe öne sürüyorum Ali’ye, Seki de gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiveriyor.
Tam bunları düşünürken bu defa başka Ali, benim çocukluk ve futboldan takım arkadaşım Ali Güzel arıyor. Her zamanki gibi yöresel şivesiyle, “Gelmeyin mi ulen” demez mi?
Zaten havanın sıcaklığı ve nem kafayı atom bombasına çevirmiş. Şeytanın karısını boşadığı saatte buyur buradan yak.
“Sen şu an neredesin Roman Ali” diye soruyorum.
“Kayacık da denizin başındaaa” demez mi?
Termometreden haberim var mı senin Allah’ın Romanı” diye de ekliyorum.
“Burası çok güzel esiyor” cevabı veriyor?
Ya, ha Antalya ha Dalaman/Kayacık. Yok bir birinden hava açısından farkları da, güya bizi özendirmeye çalışıyor kendisi. O nedenle telefonu kapatmam için bir bahane bulmam gerek.
“Allah bilir sen bu sıcakta da kafayı çekiyorsundur” tahmininde bulunuyorum.
“Buz gibi birayı götürdüm. Yenice votka-cola koydum hem de bol buzlu” demez mi?
“Bu saatte. Akıllı beni neden bulsun ki? Kapat teli kapat” deyip bu salvodan kendimi kurtarıyorum.
Feslikan’dan girdik, Korkuteli’ne çıktık adam bizi Kayacık sahilinde bekliyor arkadaş.
Hem de bu Temmuz sıcağında.
Neyse biz Antalya’da kalalım.
Tam ben bunları düşünürken önüme bir haber düştü.
“Başkan Büşra Özdemir’in ailesinden büyük jest” diye.
Konu Antalya değil mi?
Gel de kulak kabartma.
“Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği’ne seçilen Büşra Dirgen Özdemir’in ailesinden istifa jestleri geldi. Büyükşehir Zabıta Daire Başkanı eşi Hamdi Behiç Özdemir ile ANET yönetiminde bulunan babası Şefik Dirgen görevlerinden istifa ettiler.
Baba Şefik Kemerspor’da oynadığı dönemden bu yana arkadaşımdır. Büşra’nın çocukluğunu bilirim. Ne denir? Hayırlı olsun.
Ama öyle ama böyle jest göstermişler.
Dilerim Büşra hanım da Antalyalılara jest yapar da Antalya’ya hizmet yağdırır.
Manavgat’ta Sözen soruşturması genişliyor: 12 kişi tutuklandı
Trafik polislerine zorlu parkurda sürüş eğitimi veriliyor
İran Kızılayı: 36 bin sivil birim hasar gördü
Beşiktaş’a yeni şort sponsoru: Anlaşma sağlandı
Yurt dışına kaçan 45 firari suçlu Türkiye’ye iade edildi
Galatasaray, Başakşehir karşısında serisini sürdürmek istiyor
Bin aydan hayırlı gece: Kadir Gecesi pazartesi idrak edilecek
2026-YKS’ye 2,4 milyon aday başvurdu
Galatasaray’da Mauro Icardi dönemi sona eriyor
Hükümlülere Ramazan Bayramı'nda açık görüş izni
Araçlara sonradan takılan ekran ve ses sistemleri için süre 1 Nisan’da doluyor
Mersin’de aşevindeki kavurmada tek tırnaklı hayvan eti tespit edildi
Altın fiyatları yükselişe geçti
Yükleniyor
