Kardelen Şerife Çelik
Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masalların aslında hayatın ta kendisi olacağını kim bilebilirdi? Eskiden masal gibi gelen şeyler bugün ülkemizde sıradan bir gerçek haline geldi.
Artık öyle bir noktadayız ki, bugün tavan fiyat olan bir trafik sigortası iki gün sonra dip fiyata düşebiliyor. Ya da tam tersi… Müşterimize en uygun fiyatı buluyoruz, “iki gün sonra poliçeyi keselim” diyoruz. O gün geldiğinde ise fiyat bir anda tavan yapmış oluyor. Sonuç: müşteri haklı olarak bize dönüp “Yanlış mı söylediniz?”, “Bize sahte fiyat mı verdiniz?”, “Size nasıl güveneceğiz?” diye soruyor.
Aslında sorun ne müşteri ne de acente. Sorun, tamamen istikrarsız hale gelen piyasa.
Bir düşünün: Aynı teminatlara sahip bir trafik sigortası için bir şirkette 10 bin TL fiyat çıkarken başka bir şirkette 30 bin TL çıkabiliyor. Aradaki 20 bin TL farkı vatandaşa nasıl anlatacağız? “Şirket kesmek istemiyor” mu diyelim? “Piyasa böyle” mi diyelim?
Serbest piyasa elbette olmalı. Ama bu kadar başıboşluk hem vatandaşı hem de sigorta acentelerini zor durumda bırakıyor. Saatlerce 20-30 şirketten fiyat almaya çalışan acentelerin emeği boşa gidiyor. Elektrik, personel, zaman… Hepsi tükeniyor ama çoğu zaman sonuç yine belirsizlik.
Bir müşteri ofisimize gelip işini yaptıramadan geri döndüğünde yaşadığımız mahcubiyeti anlatmak kolay değil.
Bu sadece bir sektör sorunu değil. Bu, aynı zamanda güven sorunu.
Yetkililere tek bir çağrımız var:
Bir gün bir sigorta acentesine gidin. Bir müşteriye en doğru fiyatı bulabilmek için verilen emeği, harcanan zamanı ve yaşanan kaosu yerinde görün.
Çünkü bu düzensizlik sadece acenteleri değil, vatandaşı da doğrudan etkiliyor.
Kısacası mesele basit:
Masallarda “bir varmış bir yokmuş” denir.
Ama biz artık piyasalarda da aynı şeyi yaşamaktan yorulduk.


