Ergün Kurt

           Türkiye’de inanç özgürlüğü ve toplumsal barış adına atılan adımlar, bazen teknik bir yönetmelik değişikliğiyle hayatımızın en merkezine dokunabiliyor. Uzun yıllardır süregelen akademik, hukuki ve vicdani tartışmaların ardından; Resmî Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği değişikliğiyle Cemevi yapılarının imar planlarında açıkça tanınması, bu kadim toprakların kardeşliği adına büyük bir kazanımdır.


       Fiili Durumdan Hukuki Statüye
           Bugüne kadar Cemevlerimiz, yerel yönetimlerin inisiyatifine bağlı olarak; "sosyal donatı alanı", "kültürel tesis" ya da "özel kullanım alanı" gibi dolaylı tanımlarla hayata tutunmaya çalışıyordu. Bu durum, şehircilik planlamasında bir belirsizliğe yol açtığı gibi, inancımızın mekânsal temsilinde de bir "görünmezlik" yaratıyordu.
          Yeni düzenlemeyle birlikte Cemevi ifadesinin bizzat mevzuata girmesi, bu mekânların imar planlarında kendi ismiyle yer almasının önünü açmıştır. Bu hamle, sadece teknik bir planlama terimi değişikliği değil; Cemevlerimizin hukuki koruma altına alınması ve sürekliliğinin devlet güvencesine kavuşmasıdır.


       Toplumsal Sözleşmenin Mekânsal Karşılığı
           Alevi toplumunun en temel taleplerinden biri olan Cemevlerinin ibadethane statüsünde tanınması süreci, kuşkusuz sadece binalardan ibaret değildir. Ancak devletin, Alevi yurttaşların ibadet mekânlarını fiilen ve hukuken planlama mevzuatına dâhil etmesi; toplumsal taleplerin devlet nezdinde karşılık bulduğunun en somut göstergesidir.
           Bu adım, inanç özgürlüğü bağlamında tam bir "ibadethane" statüsü yolunda atılmış stratejik ve samimi bir adımdır. Şehircilik ve planlama süreçlerinde Cemevlerimizin cami, kilise ve sinagoglar gibi yerleşik bir kategoriye kavuşması, Alevi-Bektaşi inancına gösterilen saygının bir nişanesidir.


        Teşekkür ve Gelecek Vizyonu
           İnancımıza, kimliğimize ve temsil ettiğimiz değerlere gösterilen bu hassasiyet, toplumumuzdaki aidiyet duygusunu pekiştirmektedir. Bu yasal düzenlemenin hayata geçirilmesinde emeği olan, inancımıza saygı ve duyarlılıkla yaklaşan devlet büyüklerimize bir teşekkür borçluyuz.
           Bu tarihi gelişme vesilesiyle; Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a, Ve süreci titizlikle takip eden Alevî-Bektaşî Kültür ve Cemevi Başkanımız Sayın Esmâ Ersin’e;
           Antalya Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Cemevi Derneği ve İmam Rızâ Cemevi adına şükranlarımı sunuyorum.
           İmar planlarında yer bulan bu tanıma, gönül köprülerimizin daha da sağlamlaşmasına vesile olsun. Hak ve hakikat yolunda, birliğimiz daim olsun.


İMARDA ADALET, İNANCA SAYGI: CEMEVLERİMİZ ARTIK HUKUKEN VAR!

.

26.01.2026 16:30:00

639