Ergün Kurt

       Son yerel seçimlerin üzerinden iki yıl geçti. Belediye başkanları için artık mazeret değil, icraat konuşma zamanı. Kimi başkanlar seçim dönemindeki sloganlarıyla bütünleşti, kimileri ise sloganların ötesine geçemedi.

        Geçen yazımda “Kepez Mesut oldu mu?” diye sormuş ve “Evet” yanıtını vermiştim. Seçim sürecinde bazı nedenlerle duygusal davranıp kendisine destek vermemiş olmama rağmen, temsil ettiğim inanca bir cemevi yapılması için Kepez Belediyesi hissesini tahsis etmesi bizleri de mesut etmişti.

       Göreve geldiği günden bu yana Mesut Başkan’ın hizmet anlayışı yalnızca rutin belediyecilikle sınırlı kalmadı. Kent lokantaları, yeni yollar ve parklar, mevcut yolların yenilenmesi… Bunlar zaten belediyelerin asli görevleri. Ancak sağlık merkezleri, okul alanlarının oluşturulması, kültür ve sanat etkinliklerinin artırılması gibi çalışmalar ilçeye değer kattı. Üstelik birçok hizmetin hayırseverlerin katkısıyla yapılması, belediyeye duyulan güvenin göstergesidir. Mesut Başkan ve ekibi Kepez’i mutlu ediyor; kendisini bu noktada alkışlıyorum.

        Gelelim işin diğer tarafına…

        Döşemealtı Belediye Başkanı Sayın Menderes Dal, seçim döneminde “Başın düşerse dara, Menderes Dal’ı ara” sloganıyla yola çıkmıştı. Ancak görünen o ki sloganıyla bütünleşemedi.

       Göreve gelir gelmez, partisinin iki dönem yönettiği önceki başkan Turgay Genç dönemine ait borç afişlerini gündeme taşıması ilk tartışma konusu oldu. Asıl kırılma ise sekiz yıldır tahsisli olarak cemevi hizmeti verdiğimiz belediye mülkünün tahsisini iptal etmesi, satış ve tahliye kararı almasıyla yaşandı. Elektrik ve suyun kesilmesi, meclis toplantısında inancımıza yönelik saygısız ifadeler kullanılması bizleri derinden yaraladı.

        Aradan geçen iki yılda gözle görülür ciddi bir hizmetin ortaya konulamaması da ayrı bir eleştiri konusu. Kuzey’in parlayan yıldızı olmaya aday Döşemealtı’nın her yağmurda göle dönmesi, yeni yolların açılmaması, yapılan yolların kısa sürede çökmesi, vatandaşın çukurlara sandalyelerle önlem almaya çalışması düşündürücüdür. Ekibin hâlâ tam anlamıyla oluşturulamamış olması da yönetim zafiyeti olarak görülmektedir.

          Sayın Başkan, bize yaşattığınız mağduriyet için kin beslemiyoruz. Düşman değiliz. Hakkımızı helal ediyor, meseleyi Hakk’a ve ulularımıza havale ediyoruz. Ancak ilçe seçmeni bizim kadar sabırlı görünmüyor. Sandık günü geldiğinde herkes tavrını ortaya koyacaktır.

       Yazının sonunda sorulması gereken soru şudur:

         “Kökten partiliyim” demek mi önemlidir, yoksa sosyal demokrat belediyeciliği uygulamak mı?

        Bir tarafta geçmiş borçları afişe etmeyi tercih etmeyen, hizmeti önceleyen bir anlayış; diğer tarafta sloganıyla örtüşmeyen bir yönetim tablosu…

      Hangisi daha CHP’li? Hangisi daha solcu ve sosyal demokrat?

       Takdir, partililerin ve seçmenin.

      Karar ise her zamanki gibi sandığın.


Ortaya Karışık: Hem Teşekkür Hem Eleştiri

.

11.02.2026 21:10:00

169