Vedat Gürhan

            Bilindiği üzre, “Meyve veren ağaç taşlanır” taşlanmasına da, ne yazık ki siyaset dünyasında bu işler ata sözlerinde söylenildiği gibi olmaya biliyor.
            Misal, Antalya’nın siyaset dünyasında bana son gündem maddeleri nedir diye sorulsa, “Muhittin Böcek’in devam eden davası” der geçerim.
            “Yok mu bir fikrin” diye ekleyene de, “Dava süreci devam ediyor” cevabı veririm.
            Antalya’nın bugünkü siyasi görünümü bu mu yani?
            Tabi ki değildir değil olmasına da, ne yani durduk yerde zamansız laflar yumurtlayarak gündemdeki yerini almaktan başka niyeti olmayan Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’dan mı bahsedeyim?
            Ben bir tek Yıldırım ailesi tanırım onlar da Elmalı Karaköy’lü Galeria İbrahim ile Ahmet. 
            Yoksa çakar almaz gibi çakıp, ama zerre yağmur yağdıramayan Yıldırım çok.
            Siyasetin içerisinde magazin de mi yok?
            Çok.
            Geçenlerde bir pazar günü TV’de zaping yaparken Halk TV'de denk geldim. 
            "Serhan Asker’le Görkemli Hatıralar" programında, Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran canlı yayın konuğuydu.
            Korkuteli Seyirpark'tan yapılan yayında 116 yıllık tarihindeki ilk kadın belediye başkanı olan Saniye Caran'ın başarı hikayesi anlatıldı.
            8 Mart yani dünya kadınlar gününde yapılan o programda CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı da vardı.
            İnanın bir Antalya yaşayanı olarak Saniye hanım ile gurur duydum.
            Saniye Caran’ın nasıl başkan adayı yapılıp, nasıl seçildiğinden bahsetmeyeceğim. 
            Ve ilk günden bu yana nasıl ne şekilde gündemde tutulup, nelerin içerisine sokulduğuna veya sokulmaya çalışıldığına değinmeye karar vermiştim.
            Hoş.
            Bizim gazeteci Salim Uzun, Caran’ın halkın gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunu ironik bir köşesinde dile getirmiş de.,
            İnanın o çalışmaya da, “İşte bu demeden geçemedim.
            Nitekim, “Sosyal medya hesabından güya tarımsal ilaçlama yapıyormuş gibi pozlar paylaşan Başkan Caran, giydiği on binlerce liralık kıyafetlerle çiftçinin emeğini adeta bir podyum aksesuarına dönüştürdü” deniyor.
            Bana değil Caran’a söyleniyor bu sözler.
            Acaba ne anlama çıkıyor hiç farkında mıdır ki?
            Hakikaten bence de, Siyaset, halkın derdine derman olma yeri mi, yoksa deri ceketlerle tarla başında katalog çekimi yapma mekanı mı?
            Hem, “Ben yörük kızıyım. Sizden biriyim” diyeceksin, hem de “Sosyetik çiftçi” pozları verip boy boy resimler çektirip sosyal medyada caka satacaksın.
            Bence bu doğmadan ölmüş siyasetçi profillerinden başka bir şey olamaz.
            Tamam.
            Saniye Caran Antalya’nın bir ilçesinde olmazsa olmazı başarmış ve tarihte ilk seçilen bayan belediye başkanı olmuştur.
            Akseki’de İlkay Akça, İbradı’da da Hatice Sekmen de bayan belediye başkanları değil mi?
            Bakın dikkat ederseniz şu partiden, bu partiden demiyor, “Belediye Başkanı değiller mi” diye soruyorum.
            Onların parası pulları mı yok?
            Deri ceketleri neyim mi bulunmadığından traktör üstüne çıkıp pozlar veremiyorlar?
            Saniye hanımda bence gidişat sempatiden ziyade antipatiye doğru yol almış durumda.
            Ben kendisini tanımam, bilmem. 
            O nedenle, “Dost acı söyler” diyemem de, “Gençlik böyle başa beladır işte” der geçerim.
            Anlayana!..


Saniye Caran başkan!..

.

25.03.2026 11:44:00

168