Vedat Gürhan

Tarih: 16.01.2026 10:02

Ahlak zabıtası!..

Facebook Twitter Linked-in

      Antalya’da son gözaltı olaylarıyla birlikte ne yazık ki tüm dikkatler bir kez daha belediyelere  yönelmiş durumda ya.,
      O gözaltılara şaşırmadım desem yalan olur.
Çünkü soruşturma kapsamında sabaha karşı evlerinden alınan eski ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt olsun Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol olsun kendileriyle ilgili bugüne kadar en küçük imalı bir suçlamayla dahi karşılaşmamıştık.
      Hatta ve hatta Bekir Kumbul gibi her işi yaparken kırk dereden su getirten, tabiri caizse gölgesini bile en ince ayrıntısına kadar incelemedikten sonra adım atmayan birisinin yolsuzluk kapsamında evinden alınmasına ağzım açık kalmadı desem yalan olur.
      İşini düzgün yapmaktan başka bir şey yapmayan ASAT çalışanları sizce bu gözaltılardan sonra acabalar” ile yaşıyorlar mıdır, yaşamıyorlar mıdır?
      Olay belediyecilikten sayıştay ve iç işleri bakanlığı        müfettişlerine sıçramış deniyor ya.,
      Kim servis halinde birilerine bilgi sızdırıyor ve o sızıntı baş rolünde ön planda olmak adına fütursuzca ASAT personeline saldırıyorsa.
      Ben, “Orada bir dur arkadaş” demek gerektiğine inananlardanım.
      40 yıllık gazetecilik meslek hayatımda böyle bir şeyle ilk kez karşılaşıyorum.
      Neyle mi?
      “Antalya Büyükşehir'i soruşturan 16 Sayıştay denetçisinin haline bak!” hitabıyla.
      Sen yazıyı yazdıktan sonra en azından tasrih hatası kontrolü yapmak adına da olsa, geriye dönüp yazdıklarına hatta attığın başlığa bir baktın mı ki arkadaş?
      Neymiş?
      Kamuoyunda Sayıştay'ın güvenilirliği tartışılmaz mış.
Ben demiyorum namus bekçiliğine soyunan dost (!) diyor.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti'nde 'güven' sorgulaması maalesef Sayıştay'a da sıçra mış.
      Bunu da ben demiyorum. 
      O bekçi dost (!) söylemiş.
      Ülkenin savcı- hakimlerini rahat bırakın ki işlerini doğru dürüst yapsınlar arkadaş.
Bir gazeteci olarak ben de istiyorum devletin memurlarıyla ilgili suçlama listesini. İstemek hakkım değil mi?
      Pazarlıklar, haksız kazançlar yani ne ararsan var mış!
Güya, kimisi aileleriyle 5 yıldızlı otellerde konaklamış.
Kimisi görevini tamamladıktan sonra bile Antalya'ya gelip, Büyükşehir Belediyesi'nin sunduğu imkanlardan yararlanmış.
      Hele bir detay varmış ki; inanılacak gibi değil miş!
      Para, pul, konfor, tatil derken bir türlü yumuşamayan!       Sayıştay denetçilerine yabancı uyruklu kadınlar gönderilmiş.
      Sen yanlarında mıydın?
      O kadınları gönderenleri tanıyor muydun demezler mi insana?
      Evet bence de bunlar yenilir yutulur iddialar değil.
      Olay, Sayıştay- İç İşleri Bakanlığı müfettişleri savaşına mı döndürülmeye çalışılıyor ki?
      Ben çok kaşıyana da uyuz olmuş gibi baktığımdan ne yazık ki Antalya’da son günlerde baş gösteren bu gelişmeler karşısında hayli tedirgin oldum.
      Göbek atanları da tahmin ediyorum da.,
Bir alıntıyla yazımı tamamlamak istiyorum; “Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o’dur.”  (Friedric Nietzsche)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —