Vedat Gürhan

Tarih: 18.12.2025 09:44

Antalyaspor pazarı!..

Facebook Twitter Linked-in

        Ne günlere kaldık arkadaş?
        Hani hep deriz ya, “Dünya kenti ya da şehri Antalya” diye…
        Türk turizminin başkenti Antalya’nın futbol takımı kaybolmaya doğru son sürat gidiyor ama milletin hesapları mı başka, ne?
        Yoksa biz mi matematik bilmiyoruz, ne bileyim halden anlamıyoruz?
        “Erol Bulut teknik direktörlükten alındı, çare uygulandı” öyle mi?
        Getirecekleri yeni kişinin ben Bulut’tan farklı olacağını sanmıyorum.
        Çünkü bir spor idareciliği hakikaten yetenek istiyor.

        “Siz ‘tek vücut olmak’ diye bir şey duydunuz mu?”
        Geçmişini unutan geleceğini planlayamaz. Hasan Subaşı ile başladı; zor ile karşılaşıldığında tek vücut olma olayı.
        Menderes Türel ile zirve yaptı, Sedat Peker’le de pekişti.
        “Ne diyor bu adam?” diyen varsa tarihin sayfalarını karıştırsın.
        Girin Google’a, yazın: “Antalyaspor’un açılımı”, bakın karşınıza çıkan açıklamaya.

        Neyse, yardımcı olayım:
        Antalyaspor; Antalyaspor A.Ş., Antalyaspor Kulübü ve Antalyaspor Vakfı olarak ayrılan bir yapıya sahiptir.
        Şirket (A.Ş.) sadece futbol yönetiminden sorumlu bir kuruluştur.
        Antalyaspor Kulübü ise bünyesinde atletizm, bisiklet, boks, buz hokeyi, cimnastik, judo, kick boks, masa tenisi, okçuluk, sutopu, taekwondo, triatlon, voleybol ve yüzme dallarında faaliyet gösterir.
        Bakın burada bir şey unutulmuş mu, unutulmamış mı derneğin tanımında?
        Store işletmeciliği.
        Yani Antalyaspor’un lisanslı ürünlerini satan mağazanın sahibi.
        Peki A.Ş. yönetimi parayı basıp futbolcu transfer etmezse, Store mağaza hangi oyuncunun ismini taşıyan formayı satıp para kazanabilecek?
        Antalyaspor futbol takımı başarılı olmadığı takdirde Store mağazası kaç tane eşofman, kaç forma, ne bileyim kırmızı-beyaz çorap satabilecek?

        Bir de diğer taraftan bakalım mı?
        Türkiye Süper Ligi’nde 16 hafta geride kaldı.
        15 puanla 15’inci sırada, yani düşme hattının bir tık üstünde olan Antalyaspor A.Ş’nin daha başarılı olabilmesi adına dernek yönetimi bu 16 haftalık süreçte katkı koydu mu?
        Koyduysa ne katkısı bu?
        Takımı herhangi bir maç öncesi bir kez olsun kampa mı aldı?
        Prim vaadi verip oyuncuları motive mi etti?
        A.Ş. yöneticileriyle bir araya gelip dayanışma yemeği yiyerek camiaya birlik-beraberlik mesajı mı verdi?
        Yapıp da bizim bilmediğimiz bir şey varsa söyleyin, aydınlanalım.
        Amaaa…
        Haklarını yemeyelim!
        Dün camia için dev bir adım attı dernek yönetimi!
        Biz gazetecilere geçilen e-postayı aynen veriyorum:
        “Değerli Basın Mensupları,
        Antalyaspor Store mağazalarında seçili kışlık ürünlerde oranı %25’ten %50’ye yükseltilen indirim kampanyası ile ilgili haberin metin ve fotoğrafları ektedir. İyi çalışmalar.”
        Dahi insanlara Antalyaspor’un emanet edilmesinin ne anlama geldiğini herkes bilemez!
        Tek kelimeyle; Antalyaspor A.Ş. yönetimi can, dernek yönetimi damping derdinde.
        Var mı bunun başka bir izahı?
        Bence çok var.
        Mesela: Antalyaspor gitti gidiyor; ivedilikle eldeki malzemeyi nakde çevirme gayreti.
        Ama bence, “Koyun can, kasap et derdinde benzetmesinin ta kendisi.”
        Sahi, peki ya Antalyaspor Vakfı ne derdinde ki?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —