
BU FOTOĞRAF MASUM BİR ZİYARET DEĞİL ANTALYA RANT ÇEMBERİNİN ANATOMİSİDİR:
Antalya’da hiçbir şey göründüğü kadar masum, hiçbir ziyaret sadece bir "hayırlı olsun" temennisi değildir. Hele ki işin içinde trilyonların döndüğü, tozun toprağın paraya tahvil edildiği hafriyat dünyası varsa…
Bugün bir fotoğraf karesi, aslında Antalya’nın üzerine çöken o kirli rant düzeneğinin, seçmen iradesine konulan ipoteğin ve kapalı kapılar ardındaki pazarlıkların en çıplak vesikasıdır.
Seçim Olmadan Atanan Başkan!
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 2024 yılında sosyal medya hesabından paylaştığı o kareye iyi bakın. Henüz sandık kurulmamış, esnafın iradesi tecelli etmemiş; ancak Böcek, karşısındaki adayı çoktan "başkan" ilan etmiş bile! Bu, sadece bir nezaket hatası mı, yoksa Antalya esnafının hür iradesine karşı yapılmış bir siyasi darbe girişimi mi?
Peki, Muhittin Böcek’i daha seçim sonuçlanmadan bir ismi makam koltuğuna oturtmaya iten o büyük "gerekçe" nedir? Esnafın sandığına ipotek koyma cüreti nereden gelmektedir? Cevabı çok uzaklarda aramaya gerek yok: Takip edilemeyen trilyonların izinde, hafriyat dosyalarının karanlık dehlizlerinde bulabilirsiniz.
Antalya kamuoyu sormalıdır. Eski Oda Başkanı Özgür Bucaklı hangi operasyonlarla, hangi ayak oyunlarıyla görevden düşürüldü? Bu süreçler normalde kaplumbağa hızıyla ilerlerken, Bucaklı’nın gidişini hazırlayan kararlar nasıl oldu da "jet hızıyla" onaylandı? Muhittin Böcek neden tüm gücüyle, "tankıyla tüfeğiyle" bu oda seçiminin tarafı haline geldi?
Hafriyat gibi devasa bir ekonomik gücün yönetildiği bir alanda, kayıp trilyonların izi sürülmedikçe, bu şehirde adaletten bahsetmek imkansızdır. 703 sayfalık iddianamelerde birçok isim geçerken, neden bu hafriyat dosyası bir türlü gündemin merkezine oturtulmuyor? Kimler, hangi kudretli eller bu dosyanın kapağını kapalı tutuyor? Sorularının cevabını aramakta yarar var.
Yörük Evladı Fatih Kocaman’a Çağrı
Antalya Başsavcılığı makamında oturan Alanya’nın evladı, Yörük delikanlısı Fatih Kocaman’ın bu çarkı görmezden gelmeyeceğine inanıyorum. Antalya’da kimin elinin kimin cebinde olduğunun belli olmadığı bu puslu havada; adaletin terazisi, siyasi baskılara ve rant gruplarına feda edilemez.
Özgür Bucaklı ile yaptığım röportajda bu linki buraya bırakıyorum Tüm detayları tek tek ifşa etmeme rağmen başını kuma gömenler bilsin ki; o kum artık tükenmiştir. Bu fotoğrafı doğru okumayan, bu "atama" krizinin arkasındaki ekonomik ve siyasi motivasyonu sorgulamayan her kim varsa, bu rant çarkının dişlisi hükmündedir.
Antalya sahipsiz değildir. Seçmen iradesi de, esnafın alın teri de, bu şehrin hafriyatındaki tüyü bitmemiş yetim hakkı da Muhittin Böcek ve şürekasının "oldu bittilerine" kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir.
Şimdi sorma vaktidir: Bu fotoğrafın arkasındaki o kirli pazarlıkta payınıza ne düştü?
