SELAMİ ŞAHİN

Tarih: 29.01.2026 17:59

İMO’da "Mühendisçe" Bir Tavır mı,

Facebook Twitter Linked-in

    Temsilci mi atadınız yoksa Gardiyan mı ?

               İnşaat mühendisliği disiplini, doğası gereği "tarafsızlık" ve "denetim" ilkeleri üzerine yükselir. Bir kolonun eğriliğine, bir demirin eksikliğine nasıl müsamaha gösterilemezse; mesleki bir organizasyonun seçim sürecindeki "eğriliğe" de öyle sessiz kalınamaz.
           Ancak İMO Antalya Şubesi’nin yaklaşan seçimi öncesinde Alanya ve Manavgat temsilciliklerinden yükselen feryatlar, bu mesleğin teknik değil, etik bir "çökme" tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

                Gelen iddialar yenilir yutulur cinsten değil: Temsilcilik makamlarının, tüm adaylara eşit mesafede durması gerekirken; mevcut yönetimin devamı için üyeler üzerinde birer "seçim komiseri" gibi baskı kurduğu söyleniyor.

          Meslektaşlarının haklarını korumak için o koltuklarda oturanların, üyelerin özgür iradesini manipüle etmeye kalkışması, her şeyden önce o makamın saygınlığına vurulmuş bir darbe gibi değerlendiren mühendislerin feryadı artıyor. Tarz olarak bu oda seçimlerinde çok ilgili olmasam bile o kadar çok telefon aldım ki yazmak elzem oldu.

              Meselenin en vahim ve "eşyanın tabiatına aykırı" olan noktası ise Alanya özelinde karşımıza çıkıyor. Bir elinde "Yapı Denetim" yetkisi, diğer elinde "Oda Temsilciliği" gücü... Bu tablo, denetleyenle yönetilenin birbirine karıştığı, çıkar çatışmasının ayyuka çıktığı bir "güç zehirlenmesi" fotoğrafıdır. 
         Kendi ticari alanında denetim yapan bir ismin, oda seçimlerinde meslektaşlarına "istikamet göstermesi", demokratik bir yönlendirme değil, düpedüz bir tahakkümdür. İmo Alanya temsilciliği nasıl olsa desteklediğim aday kazanacak perspektifi ile kendine yandaş araması, mühendis kitlesinde ciddi itirazlara neden oluyor. Kendi seçmenini konsolide etme uğraşısının altında başka nedenler çıkabilir. Bu husus benim de dikkatimden kaçmadığı gibi başkalarının da dikkatinden kaçmıyor. Benim adayıma oy verirsen işlerin hızlı yürür vermezsen her zaman kusur ararım mantığı hasıl olursa bu yaklaşıma mühendis aklıyla cevap verecek olan yine İMO üyeleri olur.


       Dışarıya karşı "demokrasi havarisi" kesilen güruhun, söz konusu kendi koltukları ve bu koltukların sağladığı "alan kazanımları" olduğunda nasıl birer Makyavelist’e dönüştüğünü ibretle izliyoruz. "Amaca giden her yol mübahtır" diyerek meslektaşının iradesine ipotek koymaya çalışmak, mühendislik vizyonuyla değil, küçük hesapların sığlığıyla açıklanabilir. Makamın şehvetine kapılanlar, o makamın kendilerine değil, mesleğin onuruna ait olduğunu unutmuş görünüyorlar.


               Bu noktada üyelerin gösterdiği "İrademize ipotek koyamazsınız!" tepkisi, her geçen gün artıyor. Mühendislik, rasyonel ve hür düşünceyi zorunlu kılar. Bir temsilcinin gölgesinde oy kullanmak, bir mühendisin en büyük teknik hatası olur.
       İMO üyeleri şunu net bir şekilde analiz edecek kapasiteleri vardır. Sağlam bir gelecek, eğri cetvellerle çizilemez. Makamla kazandıkları imtiyazları kaybetmemek için etik değerleri hiçe sayan bu anlayış, aslında temeli olmayan bir yapının son katını çıkmaya çalışıyor. Ve hepimiz biliyoruz ki; temeli sağlam olmayan hiçbir yapı, zamanın ve vicdanın karşısında ayakta kalamaz.
Şimdi sormak lazım: Siz temsilci mi seçiyorsunuz, yoksa kendi alanlarınızı koruyacak birer gardiyan mı?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —