SELAMİ ŞAHİN

Tarih: 06.01.2026 16:40

KORKUTELİ’DE “KAÇAK” ZİNCİRİ: SANİYE CARAN’A SORUŞTURMA İZNİ!

Facebook Twitter Linked-in

 

         Korkuteli Belediyesi’nde Saniye Caran döneminin özeti artık netleşti: Ruhsatsız yapılar ve ardı arkası kesilmeyen soruşturma izinleri. Daha önce bu köşede belediyenin kaçak kafeteryaya göz yummasını tüm belgeleriyle ortaya koyduğumuzda birileri kulak tıkamayı seçmişti. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, o gün yazdığımız kaçak kafeterya meselesi, bugün buzdağının sadece görünen kısmıymış.
         Saniye Caran ile Hasan Caran arasındaki karı-koca ilişkisi sanırım Korkuteli’nin tüm kazanımlarının üzerinde seyrediyor. Akşam saatlerinde nasıl hukuksuz işler yaparız muhabbeti mi dönüyor ki; her ikisi de cesurca yasa tanımaz işlere imza atıyorlar? Kendilerini korunaklı görmelerinin nedeni iktidara yakın birilerini tanımaları ise büyük bir yanılgı içindeler.
         Şimdi karşımızda çok daha büyük bir skandal var; Kiremitli Mahallesi’nde, imar planında “Park, Yeşil Alan ve Ortaöğretim Eğitim Alanı” olarak ayrılmış kamu arazisine; yapı ruhsatı, iskân ve işyeri açma izni olmaksızın 500 metrekarelik devasa bir ekmek fırını dikildi. Belediye, vatandaşa imar kanununu uygulamakla yükümlüyken, kendi iştiraki olan şirketler üzerinden kaçak inşaat yapmaktan geri durmadı. İçişleri Bakanlığı’nın son raporu aslında malumu ilan ediyor: Ortada sadece bir bina değil, yönetimin bilgisi dahilinde ilerleyen bir hukuksuzluk zinciri var.
         Hatırlayalım; Korkuteli Belediye Başkanı Hasan Caran’ın... Pardon ya, o yüksek yönetici asistanıydı! Hatta Esnaf Kooperatif Başkanıydı, değil mi? Karıştırıyorum. Kooperatif arazisini, hukuku ayaklar altına alarak, “nasıl olsa başkan benim eşim” diyerek kiraya verdiği kafe olayı daha sıcak gündemdeki yerini korurken, şimdi bir başka skandaldan yeni bir soruşturma başladı.
         Olayın işleyiş biçimi ise tam bir kaos; önce kendi şirketlerine imar cezası kesip, sonra asıl sorumlu şirketi belirleyen düzeltme yazısını başkanlık makamında bekletmek, süreci zamana yayarak hukuku baypas etmektir. Aralık ayında pazaryeri krizi yüzünden alınan soruşturma izninin mürekkebi kurumadan, Ocak ayına bu "kaçak fırın" dosyasıyla girmek, yerel yönetim pratiğinde ciddi bir zafiyettir.
         Bakanlık bu kez topu taca atmadı; encümen üyelerine değil, doğrudan Saniye Caran’a soruşturma izni verdi. Kaçak kafeteryayı yazdığımızda görmezden gelinen o "usulsüz yapı" kültürü, bugün bakanlık müfettişlerinin raporuna çarptı. Meclis toplantısında, bu ruhsatsız faaliyetlerin hangi bahanelerle savunulacağını hep birlikte göreceğiz. Biz dün o kaçak kafeteryayı nasıl yazdıysak, bugün de "Halk Ekmek" maskesi altına gizlenen bu plansız ve ruhsatsız yapılaşmanın peşindeyiz.
         Korkuteli hiç kimsenin rant kapısı olamaz. Makamın ağırlığı birilerine fazla geldiği belli oluyor. Böyle bir avam yönetme şekli Anadolu’nun en ücra kasabasında dahi görülemez. Hasan Caran’ın dokunulmazlığı olduğunu sanmıyorum; Saniye Caran’ın da dokunulmazlığı olmadığını hatırlatmakta yarar var.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —