Ergün Kurt

Tarih: 18.02.2026 09:34

Sibel Gezen Antalya’da

Facebook Twitter Linked-in

    Yörük İl Hatunu
            Bazı isimler vardır; taşıdıkları unvandan önce temsil ettikleri ruhla anılırlar. Sibel Gezen de Antalya’da tam olarak böyle bir yerde duruyor. Onu farklı kılan olgu yalnızca “Yörük İl Hatunu” sıfatı değil; bu sıfatın arkasındaki kültürel bilincin, tarihi bağlantısı ve sahadaki karşılığı ve temsil ettiği muazzam hafızasıdır. Sibel Gezen hayatını ortaya koyduğu bir geleneği avam bir kostüm gibi taşımıyor. Aslında kendini şehrin önemli bir  karakteri olarak ortaya koyarken, bir duruş ve bir sorumlulukla yaşarken, nedense bağlı bulunduğu siyasi yelpazenin dar çerçevesinin dışına çıkamamasının derin bir cezasını çekti. 
Biliyoruz ki Akdeniz’in Toroslar’ın yamaçlarında şekillenen Yörük-Türkmen kültürü; göçle yoğrulmuş sabrı, paylaşmayı ve üretkenliği esas alır. Bu kültürde kadın yalnızca ailenin değil, obanın da omurgasıdır. 
         “İl hatunu” olmak bu manada, asaleti, merhameti ve dirayeti aynı çizgide buluşturabilmektir. Sibel Gezen’in temsil ettiği çizgi tam da burada anlam kazanıyor.  Bu anlam şehrin gündelik meseleleri arasında kaybolsa dahi bu kültürü nostaljik bir hatıra olmaktan çıkarıp yaşayan bir hafıza hâline getirmek büyük bir yaklaşımdır.

      Sibel Gezen’in onca mücadelesi şehrin avam sohbetleri arasında kaybolup gitmesine gönlüm razı olamaz. Çünkü yayla şenliklerinden kültürel buluşmalara, gençlerle kurulan bağdan kadın emeğinin görünür kılınmasına kadar uzanan çalışmalar. Heybeden gerçek üstü hikayeler değil gerçeğin ta kendisidir. Mesele geçmişi tekrar etmek değil, geçmişin değerini bugünün gençliğine yaşam pratiğine dönüştürebilmektir. 
        Düne kadar Yörük denilince dudak büken bir kesime inat  Turizmin başkenti olarak anılan Antalya’da Yörük kimliğini güçlü bir sesle temsil etmek çok kıymetlidir. 
          Bu şehir yalnızca deniziyle değil; Toroslar’dan süzülen kültürel damarlarıyla da vardır. Sibel Gezen’i “alelade” bir figür olarak görmek eksik kalır; o, Yörük kültürünün kadın il beyi metaforuyla değerlendirilebilecek bir temsil gücüne sahiptir.
Ne yazık ki bazı isimler vardır ki yaptıkları ile anılması ve yaptıklarının kıymet bilinmesi çok sonra ortaya çıkar. İşte ben bu yüzden böyle bir yazı yazmayı istedim. Zaman geçmeden hayat devam ederken ve Sibel Gezen’e methiyeler düzenlemeden gerçeği yazarak bir değeri anlamak lazım diye düşündüm.

     Bu kültür, onu taşıyanların omuzlarında yükselir. Ve bazı isimler vardır ki, bir topluluğun hafızasında yalnızca bir unvanla değil; temsil ettikleri değerlerle yer ederler. Sibel Gezen’in durduğu yer tam da burası olduğunu düşünüyorum. Otantizmini kaybetmeden, entelektüel bir bilinçle geleneği geleceğe taşıma iddiasında bulunan Sibel Gezen karşı mahalleye düşmanlık beslemeden siyaset yapması, her mahalleden ona  karşı bir sevginin de ortaya çıkmasını sağlıyor.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —