Bana diyorlar ki, “Yazmakta dur durak bilmiyorsun. O kadar yazacak konuyu nasıl ve nereden buluyorsun?”
Tek kelimeyle cevap veriyorum: “Nasıl bakarsan öyle görürsün” diye.
Aldığı cevap kendisine yetersiz geleceğinden adım gibi emin olduğumdan ikinci soru burnunum dibinde bitiyor.
“Olaya çıkar elde etme konusundan bakarsan dünyanın en iyi kalemi de olsan tek tük, yani kem-kümler dışına çıkamazsın. Ama memleket meselesinden yola çıkarsan bir değil onlarca konu kendiliğinden ortaya dökülüverir” cevabı veriyorum.,
Karşıdan gelen, kem-küm hırıltıları.
Dünkü yazımdan sonra CHP Antalya Milletvekili bir dostum sabah sabah WhatsApp’tan, “Bir isim hariç yazına katılıyorum” diye yazdı.
Kim dercesine, “Bir isim” diye cevap yazdım, fikrini de iletti.
“Bu benim açımdan gazeteci olarak ayrı bir konu ve yazacağım” cevabı verince telefonla aradı konuştuk.
Bugün Antalya açısından başka bir konu ile ilgilendiğim için de, o konuşmayı arşivledim ve en güzel zaman diliminde okurlarımla paylaşacağımdan herkes emin olsun.
Konu Antalya ise gerisi teferruat da ondan.
Efendim.
12 Nisan 2024 tarihi birçok kişinin kafasında eminim yer edinmiştir.
Daha açık söyleyecek olursam, “Teleferik kazası” olayı.
Bilindiği gibi, Sarısu-Tünektepe teleferik hattında bulunan teleferik direği devrilip seyir halindeki bir kabine çarpmış. Kabinin parçalanması sonucu 1 kişi ölmüş 7 kişi de yaralanıp, diğer teleferik kabinlerinde bulunanları kurtarma çalışmaları da saatlerce sürmüştü.
Dünya televizyonları gelişmeleri olay yerinden canlı yayınlarla duyurup, Antalya ismini herkese bir kez daha ezberletmişti.
Akabinde, Kepez Belediye Başkanlığına seçilen Mesut Kocagöz’ün koltuğuna dahi oturamadan tutuklanması.
Yüklenici firmanın bakım çalışmalarındaki yetersizliği vs vs.
Kaza nedeni gibi detaylara girmeyeceğim.
Zira zaten zamanında millete o gelişmeleri resmen ezberlettiler de ondan.
Ben tek kelime soracağım.
Teleferiğin akıbeti nedir?
2 ay sonra 2 yıl bitecek 3’ncü yıla girilecek. Ve bu süreçte de insanlar değil bir teleferik işletmesini dünyada yeni ülkeler kuruyor ama bizim Antalya’da bir teleferiğin geleceği muamma arkadaş?
Bakım ne bileyim, ne ediyorsanız tamir çalışmalarınız mı sürüyor?
Yoksa.,
Öylece atıl mı bırakacaksınız?
Demir aksamlarını bir hurdacı çağırıp hurda fiyatına mı satacaksınız?
Söyleyin de millet de bilsin, Sarısu’dan ve Tünektepe’nin altından geçerlerken aval aval yukarıya bakmasın yahu.
“Paris’in Eyfel’i varsa bizim de Tünektepe’miz var” diye avunurken bu nedir?
İnsanlar eskiden arka taraftan araçlarıyla kara yolundan Tünektepe’ye çıkarlardı. Eşlerine, çocuklarına ne bileyim sevgililerini jest yaparlar, gönül alırlardı.
Yolu da kapatan sizsiniz.
Hiç yapamıyorsanız açın Tünektepe’nin yolunu da Antalyalılar yararlansın.
Emin olun akıbeti hakkında en küçük kayda değer bilgi veremediğiniz teleferik, Tünektepe ile zerre kimsenin umurunda olmaz.